Öfke Bir Sorun Değil
Öfke çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bastırılması gereken, “kötü” bir duygu gibi görülür.
Oysa öfke; insanın sınırlarının, değerlerinin ve ihtiyaçlarının ihlal edildiğine dair bir alarmdır.Sorun öfkenin varlığı değil, nasıl yönetildiğidir.
Danışmanlık sürecinde sıkça şunu gözlemlerim:
İnsanlar öfkeli oldukları için değil, öfkelerini nasıl yöneteceklerini bilmedikleri için zorlanırlar.
Öfke Nasıl Oluşur?
Bir olay yaşanır.Bu olaya zihnimiz bir anlam verir.Eğer beyin bunu “tehdit”, “haksızlık” ya da “sınır ihlali” olarak algılarsa, duygusal merkezler (özellikle amigdala) hızla devreye girer.Bu anda düşünme ve muhakemeden sorumlu olan prefrontal korteks baskılanır; kontrol zayıflar.Yani öfke, çoğu zaman olayın kendisinden değil;olaya yüklenen otomatik düşünceden doğar.Bu nedenle aynı olay bir kişide sakinlik yaratırken, başka bir kişide yoğun öfke oluşturabilir.
Buradaki fark kişilik ve geçmiş yaşam örüntüleridir
Kişilik ve Öfke İlişkisi
Characterix Kişilik Envanteri, insan kişiliğini 136 farklı potansiyel üzerinden ele alır.
Bu potansiyeller yalnızca güçlü yönleri değil; duyguların nasıl algılandığını ve yönetildiğini de belirler.
Öfke, tek başına bir kişilik özelliği değildir.
Ancak:
l Sınır koyma potansiyeli zayıfsa
l Değer görme ihtiyacı fark edilmemişse
l Kontrol ve güven potansiyelleri dengede değilse
öfke, kişinin kendini ifade edebildiği tek yüksek ses haline gelir.
Bu noktada öfke, bir “güç” göstergesi değil;
yönetilemeyen başka duyguların habercisidir.
Öfkenin Altında Ne Var?
Danışmanlık sürecinde öfkenin altında sıklıkla şunlarla karşılaşırız:
l Hayır diyememe ve sınır koyamama
l Görülmeme, duyulmama, değersizlik hissi
l Haksızlığa uğrama ve eziklik duygusu
l Kontrol kaybı korkusu
l Sürekli fedakârlık yapıp karşılığını alamamaBu duygular tanınmadığında, öfke devreye girer ve kişiyi korumaya çalışır.
Öfke Yönetimi Ne Değildir?
Öfke yönetimi:
l Susmak değildir
l Bastırmak değildir
l Yok saymak değildir
Gerçek öfke yönetimi, beyni yeniden direksiyon başına geçirebilmektir.Prefrontal korteks devredeyse, kişi durabilir, düşünebilir ve seçebilir.Devre dışı kaldığında ise öfke patlamaya dönüşür.
Duyguları Yönetme Potansiyeli
Duyguları yönetme kişinin kendi kişilik yapısını ve geçmiş yaşam örüntüsünü anlamasıyla başlar..Characterix yaklaşımında kişilik yapısına göre duyguları yönetme potansiyeli, geliştirilebilir bir yetkinliktir.
Bu potansiyel aktif hale geldikçe kişi:
l Otomatik düşünce ile gerçek durumu ayırt edebilir
l Bedensel tepkilerini fark edip regüle edebilir
l Öfke yerine ihtiyacını ifade edebilir
Ayrıca öfke anında sakinleşmek için uygulanan bir takım yöntemler vardir;
l Nefes egzersizleri
l Zamanı geciktirme(20 ye kadar sayma)
l Timus bezine sözlü vuruşlar
l Kas egzersizleri ,
l Ortamı terketme vb..
Öfke Yerine Ne Gelir?
İnsan genellikle şu üç alanı doğru anlamlandırdığında öfkelenmek istemez:
l Değer: Ben önemli miyim, görülüyor muyum?
l Beklenti: Haklılığım, emeğim fark ediliyor mu
l Sınır:Sınırlarım ihlal ediliyor mu?
Sonuç olarak öfke; dile gelmeyen yorgunluktur,tükenmişliktir, değersizliktir, anlaşılmamaktır.Kişilik tanındığında, potansiyeller fark edildiğinde ve duyguları yönetme becerisi geliştiğinde;öfke artık patlayan bir duygu değil, anlamlı bir sinyal haline gelir.