Sevgili CharacteriX Danışmanları ve Yönünü Arayan Değerli Okuyucular,
ODTÜ Eğitim Kurumları’nın düzenlediği "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zeka" seminerinden ilhamla başladığımız 3 bölümlük yazı serimizin sonuna geldik.
Serimizin ilk bölümünde Prof. Dr. Sinan Canan’ın kaotik ama özgün yaşam yolculuğu üzerinden mizaç ve yeteneğin izini sürmüştük. İkinci bölümde Tuva Cihangir Atasever ve Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile uzayın ve teknolojinin sunduğu multidisipliner meslek imkanlarına göz atmıştık.
Serimizin bu son ve belki de en derinlikli bölümünde ise odağımızı seminerin sunumlarından birine, Alper Aksoy’un "Pusula" başlıklı konuşmasına çeviriyoruz. Çünkü dış dünyada teknoloji ve meslekler ne kadar hızla değişirse değişsin, fırtınalı denizlerde rotayı belirleyen tek bir şey vardır: İçimizdeki pusula!
Alper Aksoy konuşmasına çok kritik bir uyarıyla başladı: Günümüz dünyası inanılmaz hızlı, uyarıcılar çok fazla ve gürültü devasa boyutta. Doğru kararlar verebilmek için önce yavaşlamak, sakinleşmek ve o gürültüden uzaklaşmak zorundayız .
Özellikle tercih ve kariyer planlama süreçlerindeki gençlerin düştüğü en büyük tuzak; puanlara, sıralamalara veya popüler trendlere odaklanıp asıl soruyu teğet geçmeleridir. Oysa Alper Bey’in de altını çizdiği gibi en hayati soru şudur: "Ben Kimim?"
Biz CharacteriX Danışmanları olarak tam da bu noktada devreye giriyoruz. Bireye puandan veya unvandan önce; kendi becerilerini, yetkinliklerini, baskın mizaç özelliklerini ve ilgi alanlarını bir ayna gibi tutuyoruz. Çünkü kişi "kim olduğunu" bilmediğinde, başkalarının pusulasıyla yol almaya çalışır ve kaybolur.
Alper Aksoy’un paylaştığı bir anket verisi salonda adeta soğuk duş etkisi yarattı: Gençlerin %97.3’ünün ortak hedefi "kısa zamanda, az çalışarak çok para kazanmak!"
Sosyal medyanın yarattığı bu başarı illüzyonu, ne yazık ki herkesi aynı şeyleri tüketmeye, aynı yerlere gitmeye ve aynı hayalleri kurmaya zorlayan bir "aynılaştırma tuzağı" kuruyor. Aksoy, paranın bir "hedef" olabileceğini ancak insanı hayatta tutacak, mücadele azmi verecek asıl unsurun "İdealler" olduğunu hatırlattı. Fatih Sultan Mehmet’ten Mevlana’ya, Mustafa Kemal Atatürk’ten günümüzün vizyoner liderlerine kadar tarih yazan herkes bir ideal uğruna hareket etmiştir.
Alper Aksoy konuşmasında, "Karar verirken sadece 'Dünya nereye gidiyor?' diye bakmak yetmez; karakterinize, mizacınıza ve ideallerinize göre alan seçmelisiniz" dedi.
Karar verirken sadece "Dünya nereye gidiyor?" veya "Hangi meslek/pozisyon popüler?" sorularına odaklanmak yeterli değildir. Bireyin kendi mizaç yapısına, yetkinliklerine ve karakteristik zeminine uygun adımlar atması gerekir.
CharacteriX analiz raporları, tam bu noktada bireye ve kuruma bilimsel bir içsel pusula sunar:
-
Mizaç ve Yetenek Keşfi: Bireyin doğuştan getirdiği potansiyeli, analitik düşünme, kriz yönetimi veya sözel iletişim gibi baskın yetkinliklerini objektif verilerle görünür kılar.
-
Liderlik Potansiyeli ve Öz Farkındalık: Kişinin doğal liderlik stilini, karar alma mekanizmalarını ve motor güçlerini (içsel motivasyon kaynaklarını) açığa çıkararak kendi potansiyeline liderlik etmesini sağlar.
-
Stres Altındaki Refleksler ve Risk Alanları: Rapor verileri sayesinde bireyin rahat konumdaki performansının yanı sıra baskı ve kriz anlarında nasıl tepki verdiğini tespit eder; böylece gelişim alanları ve risk faktörleri için önceden strateji geliştirilmesine imkan tanır.
Kendi CharacteriX raporunu eline alan bir birey, sistemin ona dayattığı illüzyonlardan sıyrılır. Kendi baskın mizaç tipini, gelişime açık yönlerini ve doğal yetkinliklerini görerek geleceğin fırtınalarına karşı en güçlü pusulayı eline almış olur.
Kendini tanıyan insan, geleceğin belirsizliklerinden korkmaz!
Sevgilerimle,
Tuba ULU